januce

angelical formation
Ad 0:
Want some cocktail tips? Try some drinks recipes over here
2003-04-07 19:34:04 (UTC)

soulmate'e..

alın bunu Uğur'a yazmıştım..hepiniz okuyun görün..

11 BUCUK

Saat 11bucuk...Uykusuzum, yorgunum...Aslına bakarsan
yazmayı bitirince burada sızmayı düşünüyorum.

O vardı. Her şey “o”nunla başlıyordu. “O”nunla da son
bulacağına inanıyordum. O işte, koskoca bir yılımı uğrunda
göz yaşı dökerek harcadığım kişi. Beni sevdiğini umduğum,
hatta buna kendimi inandırdığım, rüyalarımda yaşattığım,
taptığım, vazgeçilmek kıldığım...O vardı işte. Onsuz
olmazdı, olmamalıydı.

Sonra sen vardın. Var olmuştun. Farkında olmadan var
etmiştim seni. Hayatıma, nasıl olduysa, girmiştin. Şimdi
oradaydın. Varlığını inkar etmek olmazdı. Ama sen “o”
değildin...Kimse değildi zaten. Yine de sevmiştim seni.
Yani kafaydın işte anla. Güvenilirdin de aynı zamanda. Yine
de “o” değildin. Dostumdun, değerliydin benim için, ama “o”
nun kadar değildi. Olamazdı, olmamalıydı.

Derken gerçeklerle yüzleştiğim dönem geldi. Rüyadan
uyanmayı istediğim dönem. Hep öyledir ya zaten, rüyanın tam
dönüm noktasında uyanırsın. Öyleydi işte. Ya gidecektim, ya
da kalıp sürünecektim. Seçimimi yaptım. Kalmayı tercih
ettim, ama seninle. Sen “o” değildin belki, evet. Olmanı da
istemiyordum zaten. O beni ağlatıp, mutsuz ederken, sen
yaşama bağlıyordun. Senin için güçlü kalıyor, senin için
gülümsüyordum. Sen vardın artık. Var olmuştun. Farkında
olmadan var etmiştim seni. Hayatıma, nasıl olduysa,
girmiştin. Şimdi oradaydın. Varlığını inkar etmek olmazdı.

Böylece zaman geçti. Ben “o” nu unutmaya ve sana bağlanmaya
başladım. Tek fark, sana bağlanmaktan korkmuyor ya da acı
duymuyordum. Rüyalarımın gerçek oluşuydun sen. Hayallerimde
yarattığım dostun hayata gelişiydin. Konuşmak istediğimde
beni dinleyecek, tavsiyelerime ihtiyaç duyacak kişiydin.
Birlikte gülebileceğim ve kötü bir anımda bana destek
olucak kişiydin. “O “ değildin, olamazdın, olmamalıydın.

Zamanla sen ve “o” arasında yaptığım karşılaştırmalar
azaldı. Gerek kalmıyordu çünkü. Ne hissettiğimi biliyordum
artık. Sen bana güç veriyordun, o ise oynuyordu benimle,
maf ediyordu. Daha da acısı, ben buna izin vermiştim
aylardır. Eğer senle karşılaşmamış olsaydım, şimdi
intiharın eşiğinde olacağımı biliyordum. Benim için
değerliydin, ama sana bağlı değildim. Mutluydum.

Seni kıskanmadım, asla da paylaşamamazlık yapmadım. Ama
işte anlamıyordu insanlar bizim aramızda olup biteni.
İkimiz de zayıf düşmüştük, tutunacak bir dal arıyorduk ve
birbirimizi bulmuştuk. Hiç kimse olmasa da sen vardın benim
için. Senin de aynı şekilde düşündüğünü umuyor ve bundan
destek alıyordum. Biz çaresizdik, anlayamadıkları buydu.
Yorgunduk, sorunlarımız vardı ama ihtiyacımız olan saçma
sapan tavsiyeler ya da avutmalar değil sevgiydi. Ve ilgi
tabi...Yapmacık bir şeyler istemiyorduk, gerçeği
istiyorduk. Hayat zaten yeterince iğrençti, daha kötü
yapmaya ne gerek vardı ki insanların aptallıklarıyla?

Senden daha kötüydüm ruhsal açıdan. Büyük bir çöküntü
yaşıyordum aslında. Ama sen asla hissetmedin, ya da bana
öyle geliyor. Senin üzüntün bana güç ve yaşama hırsı verdi.
Sen gidersen ben de gidecektim. Var olduğun sürece ben de
var olacaktım. İşte yaşıyorduk. Ve ben seni mutlu etmekten
başka bir şey düşünemez olmuştum. Bu nedenle herkes seni
o’ndan kıskandığımı sandı. Hayır, kıskanmak değildi bu,
asla da olmamıştı. Tek inancım seni o’ndan daha mutlu
edebileceğimdi, bu nedenle yakınında olmaya çalışıyordum
sürekli. Sen de biliyordun bence bunu. Hiç sorun
yarattığını hatırlamıyorum çünkü bu konuda.

Ve işte kader dedikleri şey o gün ortaya çıktı. Yeni
ayrılmıştınız. Anlamsızca yakınlaşmıştık bir birimize.
Korkunca birbirine sığınan iki küçük çocuk gibi. Ve ben
mutluydum, güvende hissediyordum kendimi. Gitmeni
istemiyordum. Uzun süredir aradığım, ihtiyacını duyduğum
duyguyu tatmıştım sonunda. Gitmene izin verirsem elimden
kayıp gidicekleri hesaplamak istemiyordum. Düşünmek
istemiyordum bir seferlik de olsa. Sen vardın artık. Var
olmuştun. Farkında olmadan var etmiştim seni. Hayatıma,
nasıl olduysa, girmiştin. Şimdi oradaydın. Varlığını inkar
etmek olmuyordu.

Konuşmadığım, danışmadığım kimse kalmadı. Kolay değildi,
asla olmamıştı ve olmayacaktı. Senden tek istediğim ilgi ve
güvendi. Geleceğe dair iyi vaatler falan bekliyordum
açıkçası, “bilmiyorum” dedin. Farklıydın ve dürüsttün.
Arkadaş kalabilirdik, ne vardı ki bunda? Zaten deneyecektik
işte. Kabul ettim. Artık resmi olarak sevgilimdin. Ve ben
hiçbir şey hissedemiyordum. Duygularım donmuştu adeta.
Korkmaktan bile aciz kalmıştım.

Aradan bir hafta geçti. Aramız iyiydi. Birkaç sorun vardı
onların da üstesinden gelmeyi başarmıştık. Seni biraz
zorlayınca benden hoşlandığını söylemiştin. Kusursuzdu
ilişkimiz, bir şey haricinde... O vardı. Her şey “o”nunla
başlıyordu. “O”nunla da son bulacağına inanıyordum. O işte,
koskoca bir yılımı uğrunda göz yaşı dökerek harcadığım
kişi. Beni sevdiğini umduğum, hatta buna kendimi
inandırdığım, rüyalarımda yaşattığım, taptığım, vazgeçilmek
kıldığım...O vardı işte. Ve o var olduğu sürece, biz asla
olamazdık.

Bu nedenle geriye kalan son enerjimi ve cesaretimi
kullanarak onunla olan görüşmemi kestim. O yoktu artık. Her
şey onunla başlamıştı ama o son bulduğu halde hayatım hala
aynıydı. Anlamıyordum, zor olacak sanıyordum. Tek
hissettiğim yorgunluktu, ileri derecede. Çökmüştüm tamamen,
ruhum eriyip gitmişti adeta. Ve yarın seni görecektim, her
şeye yeniden başlayacaktım. Tek bir göz yaşı bile
dökmemiştim, bunun sen ve sana karşı olan sevgimden
kaynaklandığını sanıyordum.

Yanılıyordum. Ertesi gün eve döndüğümde kendimi ağlarken
buldum. Deli gibi ağlıyordum, tek bir nedene
ağlıyordum...sen. “O” yoktu artık ama izini taşıyordum hala
kalbimde, ve sana yazık ediyordum. Senin, benim aslında
sandığın kişi olmadığını anlamandan korkuyordum. Senin de
aynı “o”nun değiştiği gibi değişmenden....Çünkü
kaldıramazdım bu kadarını, fazlaydı benim için
bile....Korkuyordum seni sevmeye, çok korkuyordum. “O”na
karşı gösterdiğim ilginin aynısını senden bekliyordum.
Şımartılmak istiyordum. Evet, bencilleşmiştim oldukça. Suç
sende değildi işte, beklentilerim farklılaşmışı...
Değişiyordum sanırım.

Ve böylece devam etmeye karar verdim. sen vardın. Var
olmuştun. Farkında olmadan var etmiştim seni. Hayatıma,
nasıl olduysa, girmiştin. Şimdi oradaydın. Varlığını inkar
etmek olmazdı.

İlk yazımı yazmış oldum senin hakkında da....En iyi
dileklerimle...


Ad:1